---------------------------------------------
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=955789
Hukuka müdahalede bulunan bir yargı demokrasi için ciddi tehlike
Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından düzenlenen 'Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı' konulu konferansın açılışında konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargının tarafsızlığıyla ilgili önemli mesajlar verdi.
Ergin,
"Tarafsız olmak yerine, sınırsız bir iktidar sahibi olarak aktif, şekillendirici ve yönetime hukuk üstü müdahalelerde bulunan bağımsız bir yargı, bağımlı bir yargıdan daha kötü sonuçlar doğurabilir.''
dedi. Yargı reformu stratejisinde herkesin görüşüne önem verdiklerini ifade eden Ergin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının hukuk üstünlüğüne dayalı devletle eşanlamlı olduğunu vurguladı. Hiç kimsenin etkisi altında kalınmaması gerektiğini ve bağımsızlığın bir kast ayrıcalığı olmadığını belirten Ergin, son günlerde sıkça gündeme gelen yargı reformunun bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğine değindi.
Yargı reformunun Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda (HSYK) bakan ve müsteşarın olup olmamasına indirgenmesini eleştiren Ergin, çok kapsamlı, objektif, tarafsız, şeffaf olması için yeniden yapılandırma yapmak istediklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı ve Parlamento'nun hâkimler sınıfından seçim yapmayacağını anlatan Adalet Bakanı, etkili bir şekilde yargı organlarının HSYK'da temsil edilmesini istediklerine işaret etti. Sadullah Ergin, hukuka uymanın yalnızca vatandaşlar için değil, devlet için de bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, "Bunun anlamı ise vatandaşların tek taraflı olarak devlete boyun eğmekle yükümlü tebaa konumunda olmadıklarıdır. Demokrasinin bir anlamı da zaten budur.'' diye konuştu. Bakan Ergin, hukukun üstünlüğüne dayalı ve kuvvetler ayrılığı sistemini benimseyen devletlerin amacının, 'evrensel ilkeler ışığında oluşturulan hukuk kurallarına vatandaşların ve devlet kurumlarının uymasını sağlamak olduğunu' ifade ederek, "Böyle bir sistemde hukuk kurallarının uygulanmasında herhangi bir kişi ya da kuruma ayrıcalık tanınamayacak, kurallar hukukun üstünlüğüne göre yorumlanacaktır. Hepsinden önemlisi hukukun üstünlüğü, hukukçunun üstünlüğü anlamına gelmemektedir. Üstün hukuk kuralları herkes için bağlayıcıdır.'' dedi.
OSMAN CAN: Yargı sistemi, referansını özgürlüklerden değil, ideolojiden alıyor
Toplantıda konuşan Demokrat Yargı Genel Başkanı Osman Can ise yargıda, 1960 darbesiyle, tek parti tüzüğüyle yeni bir sistem inşa edildiğini söyledi. Adalet Bakanlığı ve HSYK üzerinden yapılacak kurumsal reformlar olduğunu vurgulayan Can, yargının kendi içerisinde adeta bir emir-komuta ilişkisi olduğunu belirtti. Modernliği en çok dile getirenlerin demokratikleşmeye en çok karşı çıktığını dile getiren Can, 1961 Anayasası'nda 63 tane temel hak ve özgürlüklerle ilgili madde bulunduğunu ancak hayata hiçbir zaman geçirilmediğini ifade etti. Temel sorunun sistem olduğunu vurgulayan Can, yargı sisteminin referansını özgürlüklerden değil başka yerlerden aldığını ileri sürdü. Yargının ideolojiden referans aldığını ve bunun değişmesi gerektiğini anlatan Can, toplum-yargı ilişkisinin yeniden kurulması gerektiğini anlattı.
ZAMAN
EMRULLAH BAYRAK ANKARA
26 Şubat 2010, Cuma
---------------------------------------------
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=955789
Hukuka müdahalede bulunan bir yargı demokrasi için ciddi tehlike
Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından düzenlenen 'Demokratikleşme Sürecinde Hukukun Üstünlüğü ve Yargı' konulu konferansın açılışında konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargının tarafsızlığıyla ilgili önemli mesajlar verdi.
Ergin,
"Tarafsız olmak yerine, sınırsız bir iktidar sahibi olarak aktif, şekillendirici ve yönetime hukuk üstü müdahalelerde bulunan bağımsız bir yargı, bağımlı bir yargıdan daha kötü sonuçlar doğurabilir.''
dedi. Yargı reformu stratejisinde herkesin görüşüne önem verdiklerini ifade eden Ergin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının hukuk üstünlüğüne dayalı devletle eşanlamlı olduğunu vurguladı. Hiç kimsenin etkisi altında kalınmaması gerektiğini ve bağımsızlığın bir kast ayrıcalığı olmadığını belirten Ergin, son günlerde sıkça gündeme gelen yargı reformunun bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğine değindi.
Yargı reformunun Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda (HSYK) bakan ve müsteşarın olup olmamasına indirgenmesini eleştiren Ergin, çok kapsamlı, objektif, tarafsız, şeffaf olması için yeniden yapılandırma yapmak istediklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı ve Parlamento'nun hâkimler sınıfından seçim yapmayacağını anlatan Adalet Bakanı, etkili bir şekilde yargı organlarının HSYK'da temsil edilmesini istediklerine işaret etti. Sadullah Ergin, hukuka uymanın yalnızca vatandaşlar için değil, devlet için de bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, "Bunun anlamı ise vatandaşların tek taraflı olarak devlete boyun eğmekle yükümlü tebaa konumunda olmadıklarıdır. Demokrasinin bir anlamı da zaten budur.'' diye konuştu. Bakan Ergin, hukukun üstünlüğüne dayalı ve kuvvetler ayrılığı sistemini benimseyen devletlerin amacının, 'evrensel ilkeler ışığında oluşturulan hukuk kurallarına vatandaşların ve devlet kurumlarının uymasını sağlamak olduğunu' ifade ederek, "Böyle bir sistemde hukuk kurallarının uygulanmasında herhangi bir kişi ya da kuruma ayrıcalık tanınamayacak, kurallar hukukun üstünlüğüne göre yorumlanacaktır. Hepsinden önemlisi hukukun üstünlüğü, hukukçunun üstünlüğü anlamına gelmemektedir. Üstün hukuk kuralları herkes için bağlayıcıdır.'' dedi.
OSMAN CAN: Yargı sistemi, referansını özgürlüklerden değil, ideolojiden alıyor
Toplantıda konuşan Demokrat Yargı Genel Başkanı Osman Can ise yargıda, 1960 darbesiyle, tek parti tüzüğüyle yeni bir sistem inşa edildiğini söyledi. Adalet Bakanlığı ve HSYK üzerinden yapılacak kurumsal reformlar olduğunu vurgulayan Can, yargının kendi içerisinde adeta bir emir-komuta ilişkisi olduğunu belirtti. Modernliği en çok dile getirenlerin demokratikleşmeye en çok karşı çıktığını dile getiren Can, 1961 Anayasası'nda 63 tane temel hak ve özgürlüklerle ilgili madde bulunduğunu ancak hayata hiçbir zaman geçirilmediğini ifade etti. Temel sorunun sistem olduğunu vurgulayan Can, yargı sisteminin referansını özgürlüklerden değil başka yerlerden aldığını ileri sürdü. Yargının ideolojiden referans aldığını ve bunun değişmesi gerektiğini anlatan Can, toplum-yargı ilişkisinin yeniden kurulması gerektiğini anlattı.
ZAMAN
EMRULLAH BAYRAK ANKARA
26 Şubat 2010, Cuma
---------------------------------------------