---------------------------------------------
Star , 18.Şubat.2010
http://www.stargazete.com/politika/hoyrat-yargi-darbesi-haber-245131.htm
Hoyrat yargı darbesi
ERZURUM SAVCILARINA EL ÇEKTİRİLDİ
TÜM HAKİM VE SAVCILARA GÖZDAĞI
Yürüyen soruşturmaya doğrudan müdahale yetkisi olmayan HSYK, ‘Erzurum Ergenekon’ soruşturmasını yürüten savcıların yetkisini elinden aldı. Hukukçular “Yapılan hoyratça yargı darbesidir” dedi
LÜTFİ KAPLAN ANKARA
‘Erzurum Ergenekon’ kapsamında tutuklanan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ve 7 personeli tutuklanan Jandarma Genel Komutanlığı, soruşturmayı yürüten Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal’ı HSYK ve Adalet Bakanlığı’na şikayet etti. Dün sabah olağanüstü toplanan HSYK, Erzurum Özel Yetkili Başsavcıvekili Tarık Gür ile Özel Yetkili Savcılar Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı ve Osman Şanal’ın “görev ve yetki aşımında” bulundukları gerekçesiyle yetkilerini ellerinden aldı. HSYK, Erzurum Başsavcısı Sinan Kuş ile birlikte yetkilerini ellerinden aldığı 4 savcı hakkında ayrıca duyurusunda bulundu. Erzurum Ergenekon’u soruşturacak savcı kalmadı.
HSYK DA KENDİ YETKİSİNİ AŞTI
Yürüyen dava ve soruşturmalarla ilgili doğrudan müdahale yetkisi bulunmayan HSYK, Kurul Başkanı olan Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in katılmadığı olağanüstü toplantıda, kendi yetkisini
aşarak ‘yetkilerini aştılar’ diye savcılarla ilgili işlem yaptı. HSYK’nın görev ve yetki sorunu olduğunu düşündüğü ve bu konuda şikayetler bulunan hakim ve savcılarla ilgili doğrudan işlem yapması yetkisi yok. Kurul, düne kadarki uygulamalarında şikayetlerle ilgili olarak Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nü bilgilendirerek olayın soruşturulmasını talep ediyordu.
MÜFETTİŞ RAPORU OLMADAN İLK KARAR
HSYK, Adalet Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar üzerine hakkında şikayet bulunan hakim ve savcılarla ilgili işlem yapılıp yapılmamasına karar veriyordu. Kurul, çok tartışılan Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya dosyasında bile aynı yöntemi izlemişti. Ferhat Sarıkaya, Şemdinli iddianamesinde Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt hakkındaki iddialara yer verdiği için Kurul’a şikayet edilmiş, Kurul da bu şikayetleri Adalet Bakanlığı’na ileterek inceleme başlatmıştı. Adalet Müfettişlerinin raporu inceleyen Kurul, Sarıkaya’yı görevden almıştı. HSYK, Erzurum savcıları için müfettiş incelemesini bile bekleme gereği duymaması kafa karıştırdı.
HSYK, yetkilerini ellerinden aldığı Erzurum özel yetkili Başsavcıvekili Tarık Gür, Cumhuriyet savcıları Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı ve Osman Şanal ile Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş hakkında yasal gereğinin yapılması için suç duyurusunda bulundu. HSYK, Adalet Bakanı ve Bakanlık Müsteşarı olmadan öğleden sonra yaptığı toplantıda ise Erzurum’a yeni özel yetkili Başsavcı vekili ve savcılar atamak için akşam saatlerine kadar çalıştı.
HSYK ATAMAYI BUGÜN GÖRÜŞECEK
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman, toplantıya gitmeyince HSYK üyeleri yeni üye atayamadı. HSYK üyeleri, dışarda beklmeyen gazetecilere “Müsteşar gelinceye kadar HSYK toplantısını terketmeyeceğiz” açıklaması yaptı. Ancak Başkanvekili Kadir Özbek daha sonra dışarı çıkıp, toplantıya bugün saat 10.00’a kadar ara verdiklerini söyledi. Yetkileri elinden alınan Erzurum’daki savcılar da adliyede gece geç saatlere kadar toplantı yaptı.
e-muhtıra cevabı gibi
HSYK’YA: Anayasayı ihlal ederek yetki gaspı yaptı... YARGITAY’A: İhsas-ı reyde bulundu... YARGITAY BAŞSAVCILIĞI’NA: Yetkisi yok. Adil yargılamayı engelleme suçu işledi... DANIŞTAY’A: Görev alanı olmayan konuda yanlışlara katkı verdi
• HSYK’nın yargı darbesini Eskişehir’de öğrenen Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara’ya geçerek evinde Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le yaklaşık bir saat görüştü. Başbakanlık Resmi Konutu’na geçen Erdoğan, burada hukukçu kurmayları ile Başbakanlık Resmi Konutu’nda toplantı yaptı. Toplantının ardından Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargı darbesine Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Genelkurmay internet sitesinden yapılan 27 Nisan gece yarısı bildirisine verilen sertlikte bir cevap verdi. İşte Bakan Ergin’in açıklamasından satır başları:
HSYK YETKİ GASPI YAPTI
• Anayasa’nın 159 ve HSYK Kanunu’nunda HSYK’nın görev ve yetkilerinin açıkça sayılmıştır. HSYK yargısal görevleri olmayan idari bir kuruldur. HSYK’nın yargı denetimi yapmaya kalkışması çok açık bir yetki gasbıdır. Anayasa ve yasalara tamamen aykırı bir hukuksuzluktur.
• HSYK, yürütülmekte olan soruşturmaya müdahale etmiş, doğrudan taraf olmuş, yetkisini aşmış, bağımsız yargının işleyişine engel olmuş, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve sonuçlandırılmasını tehlikeye sokmuştur.
YARGI KAOSA SÜRÜKLENDİ
• HSYK, soruşturmanın tamamlanmasını beklemeksizin ve varsa ihlalleri araştırma gereği duymaksızın ve hangi somut verilere ve dosyalara dayanarak böyle bir karar aldığını da açıklamaksızın yetki gasbı yapmak suretiyle sürece çok vahim bir müdahalede bulunmuş, yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir tutum takınmıştır.
• Yetkileri değiştirilen savcıların hakim tarafından verilen kararları yerine getirdikleri göz ardı edilmiştir. Savcıların yaptıkları işlem mahkeme tarafından da kabul görmüştür.
SAVCILARA AĞIR BASKI
• HSYK yargının bağımsız ve tarafsız şekilde görevini yapmasını engellemiş, bu sürece dahil olanlar görevlerinden alınmak suretiyle diğer görevlilere açıkça gözdağı verilmiştir. Savcılar ve mahkemeler yüksek mahkemelerin ve HSYK’nın ağır baskısı altına alınmıştır.
AB, ŞEMDİNLİ İHRACI İÇİN ‘İÇ TEHDİT’ DEDİ
HSYK’nın Şemdinli olaylarına ilişkin soruşturmayı yürüten savcıyı meslekten men kararı Avrupa Birliği ilerleme raporlarında ‘’yargıya ağır baskı’’ olarak nitelendirilmiştir. Avrupa Birliği adına düzenlenen Türk Yargısının İşleyişine İlişkin İstişari Ziyaret Raporlarının sonuncusunda yargıya yönelik ’iç tehdit’ olarak değerlendirilmiştir.
YARGITAY İHSASI REY YAPTI
Hiçbir yargısal görevi bulunmayan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun HSYK’nın yaptığının doğru olduğuna dair karar alması da yasal dayanaktan yoksundur, ihsası rey niteliğindedir, yargılama faaliyetine müdahaledir.
BAŞSAVCININ YETKİSİ YOK
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının devam eden yargısal bir faaliyetten dolayı siyaset kurumunu sorumlu tutması kabul edilemez. Başsavcılık ‘Habur, Erzincan ve Erzurum adli yargı çevrelerindeki soruşturmaları incelemeye aldım’ diyerek bu konuda hiçbir yetki ve görevi olmadığı halde soruşturmaya müdahale etme girişiminde bulunmuştur.
BİRDEN YANLIŞA KATKI YAPTI
Danıştay Başkanı’nın görev alanıyla ilgili olmayan bu konudaki açıklaması yanlışa katkı verme anlamına gelir.
Çok acil reform
Dosya:http://91.93.103.35/icerik/100218-014350-p1k1.jpg• HSYK ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yargılama sürecine yaptığı bu müdahaleden sonra yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından yargı reformunun acilen hayata geçirilmesi zorunluluğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Başsavcı kararını verdi ama inceliyor
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Erzurum Ergenekon’ ve ‘PKK’lıların Habur’da teslim olması’ ile ilgili inceleme başlattı. Ancak Başsavcılık açıklamasında “yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan, yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatlar” diyerek inceleyeceği dosyalarla ilgili kesin kararını da açıkladı. Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya NTV’ye “Cumhuriyet kazanımlarını kollamaya devam edeceğiz” dedi.
KARAR: YIPRATTI VE GÜVENİ SARSTI
Başsavcılık açıklamasında “Yargının siyasi güçlerin etkisi altında bulunup bulunmadığı, bireyi kamu gücünden koruyan hukuk kurallarının uygulanıp uygulanmadığının tespiti, demokrasi ve hukuk devletinin korunması için Habur, Erzincan ve Erzurum adli yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan, yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatlar incelemeye alınmıştır” denildi.
Dosya:http://91.93.103.35/icerik/100218-014434-p1k2.jpg
Açıklama ‘kapatma’ davasının işareti
M. BEYAZIT BORAN (E. Yargıtay Savcısı): Başsavcılığın yaptığı açıklamada AK Parti hakkında “hukuk devleti ilkesine aykırı işlemler” iddiasıyla açılacak bir kapatma davasına yönelik incelemenin işaretleri.
KAPATMA DAVASI İÇİN DELİL TOPLANIYOR
KAZIM BERZEG (AİHM Avukatı): Başsavcı kapatma davası açmak için zaten tetikte duruyor. Ama dava açmak için kendine meşru bir dayanak bulamıyor. Hatip Dicle’nin en son yaptığı açıklamalarla beraber insanın aklında soru işareti oluşuyor.
AHMET GÜNDEL (Yargıtay eski Savcısı): Başsavcılık yapılan soruşturmaların yargıya olan güveni sarstığını ve yargının siyasi güçlerin etkisi altında kaldığını ifade ediyor. Buradan elde edeceği bulguları kapatma davasına dayanak yapacaktır.
Paşa ifadeye çağrılmasaydı!
Ümit Kardaş (Emekli Askeri Hakim): Bu çok vahim bir çelişki. Oradaki beş savcı, Ergenekonla bağlantılı çok önemli bir soruşturmayı yürütüyorlardı. Savcının garnizon kapısından dönüşü sonrası Genelkurmay baskısıyla bu karar alınmış gibi duruyor. Şemdinli olayını biliyoruz. Daha çok, oradaki generalin ifadeye çağrılmasıyla alakalı gibi duruyor.
Erdem Gençay (Hukuk ve Hayat derneği Başkanı): HSYK’nın Ferhat Sarıkaya hakkındaki kararından sonra Osman Şanal ve 3 savcısının yetkilerinin alınması hakkındaki kararı ile bir kez daha yargıya müdahale etmiştir. Bu kadar hızlı bir şekilde alınmış bu karar Anayasaya açıkça aykırı ve yargı bağımsızlığı ilkesine terstir.
Karar gizli darbe gibi
Prof. Hikmet Sami Türk (Adalet eski Bakanı): Olayın bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılması için Erzincan ve Erzurum’a müfettiş gönderilmesi gerek. Adalet Bakanlığının harekete geçmesi lazım. HSYK mahkeme değildir. Nihai kararın verilmesi için bakanlığının soruşturma açması lazım. .
Prof. Hüseyin Hatemi: HSYK’nın kararı gizli bir darbe, e-muhtıra gibi şimdi adını bile koymakta zorlandığım bir durum halini aldı. Anayasal organlar arasında bir kavga mücadele halini aldı. Anayasa hükümlerinin kötüye kullanılmasıdır. Yetkisiz bir işlemdir.
Başkan yoksa karar geçersiz
Reşat Petek (Emekli Başsavcı): HSYK’nın Başkanı Adalet Bakanı’dır. HSYK adına açıklama yetkisi de başkana aittir. HSYK’yı bakan toplantıya çağırmamışsa bu toplantıya HSYK toplantısı denilemez.
Mete Göktürk (Eski DGM savcısı): Bu işin normal prosedürüyle HSYK oraya derhal müfettiş gönderebilir, onlarda çok kısa sürede rapor düzenleyebilir, bu savcılar hakkında soruşturma açılıp açılmayacağını belirleyebilirdi. Bunu çok hoyrat bir müdahale olarak görüyorum.
Turan Canpolat(Avrasya Hukuk ve Demokrasi Derneği): HSYK bu kararla taraf olmuştur. Karar, hukuk tarihine sürülmüş kara bir lekedir.
Artık tuz da kokmuştur
Bekir Bozdağ (AK Parti Grup Başkanvekili): HSYK’nın verdiği karar yargı bağımsızlığına yapılan müdahaledir, Anayasaya açıkça aykırıdır. Devam eden soruşturmayı etkilemeye dönük bir teşebbüstür. Türkiye’nin geleceği adına, siyasallaşan yargıya karşı hepimizin tavır koyması lazım. Tuz kokarsa yapacak bir şey yoktur. Türkiye’de milyonlarca insan yaşıyor. HSYK savcıya sahip çıkıp imtiyaz verdi, peki sıradan vatandaşlarıbundan mahrum etmek mümkün mü?
Çok hoyratça davrandı
Osman Şirin (Yargıtay Ceza Kurulu Onursal Başkanı): Türk yargısı zaten sorgulanır bir duruma getirildi. İki senedir Türkiye’de öyle işlemler var ki son derece üzücüdür. Tuz kokarsa umut biter diyorlar, doğrudur. Yargının faaliyetlerini siyasallaştırmak için iktidar ve muhalefet hoyratça davranmaktadır.
Metin Şekercioğlu (Emekli Danıştay üyesi): Bu yetkinin alınması, HSYK’nın olaydaki çarpıklıkları görmesi sonucudur. Şu ana kadar verilen kararlar geçerlidir diyenler haklıdır ama Başsavcı Cihaner’in serbest bıkarılması gerekir.
HSYK yetki aşımı yaptı
H. Hüseyin Tanrıverdi (Evrensel Hukukçular Platformu Başkanı): Fahiş bir hata. Siz bu safhaya kadar meselenin içinde olmadıysanız, bugün ne değişti de böyle bir karar alındı. Bugün Ergenekon davasına bakan, hakim ve savcılar da her dakika görevden alınma kaygısı ve endişesi ile görevlerini yapacaklardır.
K. Uğur Yaralı (Hukukçular Derneği Başkanı): HSYK’nın böyle bir karar alması için öncelikle o savcılar hakkında bir soruşturma talebinin olması ve bu talebin Adalet Bakanlığı tarafından HSYK’ya iletilmesi gerekir. Ama bu prosedürlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini görüyoruz. HSYK, kendisi hukuka aykırı davranmıştır ve yargıya darbe yapmıştır.
Bir taşla iki kuş vurdular!
Bilal Çalışır (Boğaziçi Avukatlar Derneği Başkanı): HSYK’nın bu hareketi tamamen soruşturmaya doğrudan müdahale anlamına gelmektedir. Bu soruşturmanın Ergenekonla tam olarak organik bir bağı bulunmuyor ama bu Ergenekon davasına da yapılan bir müdahale.
Sinan Kılıçkaya (Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı): Kamuoyu bu kararı HSYK, savcı Osman Şanal’ın yaptığı işlemleri beğenmedi ve yetkisini elinden aldı şeklinde algılayacak. Hakim ve savcılar görevlerini yaparken görevden alınma endişesi taşımaması Anayasa güvencesinde.
HSYK hukuk cinayeti işledi
Gültekin Avcı (Eski savcı): Resmen bir hukuk cinayeti. Bunu benim tecrübemle açıklamam mümkün değil. İkinci bir Ferhat Sarıkaya vakası bu. Fevkalede mahçubiyet verici, yani hukukçu olarak utanç duydum bu karadan. HSYK’nın bir taraf gibi müdail olması kabul edilebilicek bir durum değil.
Doç Dr. Mustafa Şentop: Bu yasalara da uygun değildir ve bu kararın geçerli olmaması gerekmektedir. Bu soruşturmanın Ergenekon davasının bir uzantısını olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu hem bu soruşturma hem de Ergenekon davasına müdahale anlamına gelmektedir.
Cihaner hep şaibeli kalacak
Demokrat Yargı (Demokrasi ve Özgürlük İçin Yargıçlar ve Savcılar Birliği): Şemdinli faciasının ötesine taşan ikinci bir hukuk faciasıyla karşı karşıyayız. Bu aşamadan sonra hakkında soruşturma başlatılan Erzincan Başsavcısı adil yargılanma hakkını yitirmiş durumdadır, çünkü kendisi hakkında açılmış soruşturmaların ve başlamış bulunan kovuşturmaların sonucunda karar ne yönde çıkmış olursa olsun, gereksiz bir şaibeden kurtulamayacaktır. Bundan sonra savcılar hangi olayda neye göre soruşturma açacaklarını, kime karşı hangi hukuksal süreçleri başlatacaklarını bilemeyeceklerdir.
Yüksek yargı destek verdi
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Birinci Başkanlık Divanı üyeleriyle yaptığı toplantının ardından “Arkadaşlarımızın oy birliğiyle görüş birliğine vararak HSYK’nın aldığı kararın hukuka uygun olduğu sonucuna vardık” dedi. Yargıtay böylece HSYK kararlarını denetimi altına almış oldu.
Danıştay Başkanı Mustafa Birden de ‘’Danıştayın mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esasları çerçevesinde anayasal bir kurum olarak görevini yürüten Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) birikimli ve deneyimli yargıçlarına güveninin tam olduğunu’’ bildirdi.
---------------------------------------------
Star , 18.Şubat.2010
http://www.stargazete.com/politika/hoyrat-yargi-darbesi-haber-245131.htm
Hoyrat yargı darbesi
ERZURUM SAVCILARINA EL ÇEKTİRİLDİ
TÜM HAKİM VE SAVCILARA GÖZDAĞI
Yürüyen soruşturmaya doğrudan müdahale yetkisi olmayan HSYK, ‘Erzurum Ergenekon’ soruşturmasını yürüten savcıların yetkisini elinden aldı. Hukukçular “Yapılan hoyratça yargı darbesidir” dedi
LÜTFİ KAPLAN ANKARA
‘Erzurum Ergenekon’ kapsamında tutuklanan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ve 7 personeli tutuklanan Jandarma Genel Komutanlığı, soruşturmayı yürüten Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal’ı HSYK ve Adalet Bakanlığı’na şikayet etti. Dün sabah olağanüstü toplanan HSYK, Erzurum Özel Yetkili Başsavcıvekili Tarık Gür ile Özel Yetkili Savcılar Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı ve Osman Şanal’ın “görev ve yetki aşımında” bulundukları gerekçesiyle yetkilerini ellerinden aldı. HSYK, Erzurum Başsavcısı Sinan Kuş ile birlikte yetkilerini ellerinden aldığı 4 savcı hakkında ayrıca duyurusunda bulundu. Erzurum Ergenekon’u soruşturacak savcı kalmadı.
HSYK DA KENDİ YETKİSİNİ AŞTI
Yürüyen dava ve soruşturmalarla ilgili doğrudan müdahale yetkisi bulunmayan HSYK, Kurul Başkanı olan Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in katılmadığı olağanüstü toplantıda, kendi yetkisini
aşarak ‘yetkilerini aştılar’ diye savcılarla ilgili işlem yaptı. HSYK’nın görev ve yetki sorunu olduğunu düşündüğü ve bu konuda şikayetler bulunan hakim ve savcılarla ilgili doğrudan işlem yapması yetkisi yok. Kurul, düne kadarki uygulamalarında şikayetlerle ilgili olarak Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nü bilgilendirerek olayın soruşturulmasını talep ediyordu.
MÜFETTİŞ RAPORU OLMADAN İLK KARAR
HSYK, Adalet Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar üzerine hakkında şikayet bulunan hakim ve savcılarla ilgili işlem yapılıp yapılmamasına karar veriyordu. Kurul, çok tartışılan Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya dosyasında bile aynı yöntemi izlemişti. Ferhat Sarıkaya, Şemdinli iddianamesinde Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt hakkındaki iddialara yer verdiği için Kurul’a şikayet edilmiş, Kurul da bu şikayetleri Adalet Bakanlığı’na ileterek inceleme başlatmıştı. Adalet Müfettişlerinin raporu inceleyen Kurul, Sarıkaya’yı görevden almıştı. HSYK, Erzurum savcıları için müfettiş incelemesini bile bekleme gereği duymaması kafa karıştırdı.
HSYK, yetkilerini ellerinden aldığı Erzurum özel yetkili Başsavcıvekili Tarık Gür, Cumhuriyet savcıları Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı ve Osman Şanal ile Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş hakkında yasal gereğinin yapılması için suç duyurusunda bulundu. HSYK, Adalet Bakanı ve Bakanlık Müsteşarı olmadan öğleden sonra yaptığı toplantıda ise Erzurum’a yeni özel yetkili Başsavcı vekili ve savcılar atamak için akşam saatlerine kadar çalıştı.
HSYK ATAMAYI BUGÜN GÖRÜŞECEK
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman, toplantıya gitmeyince HSYK üyeleri yeni üye atayamadı. HSYK üyeleri, dışarda beklmeyen gazetecilere “Müsteşar gelinceye kadar HSYK toplantısını terketmeyeceğiz” açıklaması yaptı. Ancak Başkanvekili Kadir Özbek daha sonra dışarı çıkıp, toplantıya bugün saat 10.00’a kadar ara verdiklerini söyledi. Yetkileri elinden alınan Erzurum’daki savcılar da adliyede gece geç saatlere kadar toplantı yaptı.
e-muhtıra cevabı gibi
HSYK’YA: Anayasayı ihlal ederek yetki gaspı yaptı... YARGITAY’A: İhsas-ı reyde bulundu... YARGITAY BAŞSAVCILIĞI’NA: Yetkisi yok. Adil yargılamayı engelleme suçu işledi... DANIŞTAY’A: Görev alanı olmayan konuda yanlışlara katkı verdi
• HSYK’nın yargı darbesini Eskişehir’de öğrenen Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara’ya geçerek evinde Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le yaklaşık bir saat görüştü. Başbakanlık Resmi Konutu’na geçen Erdoğan, burada hukukçu kurmayları ile Başbakanlık Resmi Konutu’nda toplantı yaptı. Toplantının ardından Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargı darbesine Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Genelkurmay internet sitesinden yapılan 27 Nisan gece yarısı bildirisine verilen sertlikte bir cevap verdi. İşte Bakan Ergin’in açıklamasından satır başları:
HSYK YETKİ GASPI YAPTI
• Anayasa’nın 159 ve HSYK Kanunu’nunda HSYK’nın görev ve yetkilerinin açıkça sayılmıştır. HSYK yargısal görevleri olmayan idari bir kuruldur. HSYK’nın yargı denetimi yapmaya kalkışması çok açık bir yetki gasbıdır. Anayasa ve yasalara tamamen aykırı bir hukuksuzluktur.
• HSYK, yürütülmekte olan soruşturmaya müdahale etmiş, doğrudan taraf olmuş, yetkisini aşmış, bağımsız yargının işleyişine engel olmuş, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve sonuçlandırılmasını tehlikeye sokmuştur.
YARGI KAOSA SÜRÜKLENDİ
• HSYK, soruşturmanın tamamlanmasını beklemeksizin ve varsa ihlalleri araştırma gereği duymaksızın ve hangi somut verilere ve dosyalara dayanarak böyle bir karar aldığını da açıklamaksızın yetki gasbı yapmak suretiyle sürece çok vahim bir müdahalede bulunmuş, yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir tutum takınmıştır.
• Yetkileri değiştirilen savcıların hakim tarafından verilen kararları yerine getirdikleri göz ardı edilmiştir. Savcıların yaptıkları işlem mahkeme tarafından da kabul görmüştür.
SAVCILARA AĞIR BASKI
• HSYK yargının bağımsız ve tarafsız şekilde görevini yapmasını engellemiş, bu sürece dahil olanlar görevlerinden alınmak suretiyle diğer görevlilere açıkça gözdağı verilmiştir. Savcılar ve mahkemeler yüksek mahkemelerin ve HSYK’nın ağır baskısı altına alınmıştır.
AB, ŞEMDİNLİ İHRACI İÇİN ‘İÇ TEHDİT’ DEDİ
HSYK’nın Şemdinli olaylarına ilişkin soruşturmayı yürüten savcıyı meslekten men kararı Avrupa Birliği ilerleme raporlarında ‘’yargıya ağır baskı’’ olarak nitelendirilmiştir. Avrupa Birliği adına düzenlenen Türk Yargısının İşleyişine İlişkin İstişari Ziyaret Raporlarının sonuncusunda yargıya yönelik ’iç tehdit’ olarak değerlendirilmiştir.
YARGITAY İHSASI REY YAPTI
Hiçbir yargısal görevi bulunmayan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun HSYK’nın yaptığının doğru olduğuna dair karar alması da yasal dayanaktan yoksundur, ihsası rey niteliğindedir, yargılama faaliyetine müdahaledir.
BAŞSAVCININ YETKİSİ YOK
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının devam eden yargısal bir faaliyetten dolayı siyaset kurumunu sorumlu tutması kabul edilemez. Başsavcılık ‘Habur, Erzincan ve Erzurum adli yargı çevrelerindeki soruşturmaları incelemeye aldım’ diyerek bu konuda hiçbir yetki ve görevi olmadığı halde soruşturmaya müdahale etme girişiminde bulunmuştur.
BİRDEN YANLIŞA KATKI YAPTI
Danıştay Başkanı’nın görev alanıyla ilgili olmayan bu konudaki açıklaması yanlışa katkı verme anlamına gelir.
Çok acil reform
Dosya:http://91.93.103.35/icerik/100218-014350-p1k1.jpg• HSYK ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yargılama sürecine yaptığı bu müdahaleden sonra yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından yargı reformunun acilen hayata geçirilmesi zorunluluğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Başsavcı kararını verdi ama inceliyor
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Erzurum Ergenekon’ ve ‘PKK’lıların Habur’da teslim olması’ ile ilgili inceleme başlattı. Ancak Başsavcılık açıklamasında “yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan, yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatlar” diyerek inceleyeceği dosyalarla ilgili kesin kararını da açıkladı. Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya NTV’ye “Cumhuriyet kazanımlarını kollamaya devam edeceğiz” dedi.
KARAR: YIPRATTI VE GÜVENİ SARSTI
Başsavcılık açıklamasında “Yargının siyasi güçlerin etkisi altında bulunup bulunmadığı, bireyi kamu gücünden koruyan hukuk kurallarının uygulanıp uygulanmadığının tespiti, demokrasi ve hukuk devletinin korunması için Habur, Erzincan ve Erzurum adli yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan, yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatlar incelemeye alınmıştır” denildi.
Dosya:http://91.93.103.35/icerik/100218-014434-p1k2.jpg
Açıklama ‘kapatma’ davasının işareti
M. BEYAZIT BORAN (E. Yargıtay Savcısı): Başsavcılığın yaptığı açıklamada AK Parti hakkında “hukuk devleti ilkesine aykırı işlemler” iddiasıyla açılacak bir kapatma davasına yönelik incelemenin işaretleri.
KAPATMA DAVASI İÇİN DELİL TOPLANIYOR
KAZIM BERZEG (AİHM Avukatı): Başsavcı kapatma davası açmak için zaten tetikte duruyor. Ama dava açmak için kendine meşru bir dayanak bulamıyor. Hatip Dicle’nin en son yaptığı açıklamalarla beraber insanın aklında soru işareti oluşuyor.
AHMET GÜNDEL (Yargıtay eski Savcısı): Başsavcılık yapılan soruşturmaların yargıya olan güveni sarstığını ve yargının siyasi güçlerin etkisi altında kaldığını ifade ediyor. Buradan elde edeceği bulguları kapatma davasına dayanak yapacaktır.
Paşa ifadeye çağrılmasaydı!
Ümit Kardaş (Emekli Askeri Hakim): Bu çok vahim bir çelişki. Oradaki beş savcı, Ergenekonla bağlantılı çok önemli bir soruşturmayı yürütüyorlardı. Savcının garnizon kapısından dönüşü sonrası Genelkurmay baskısıyla bu karar alınmış gibi duruyor. Şemdinli olayını biliyoruz. Daha çok, oradaki generalin ifadeye çağrılmasıyla alakalı gibi duruyor.
Erdem Gençay (Hukuk ve Hayat derneği Başkanı): HSYK’nın Ferhat Sarıkaya hakkındaki kararından sonra Osman Şanal ve 3 savcısının yetkilerinin alınması hakkındaki kararı ile bir kez daha yargıya müdahale etmiştir. Bu kadar hızlı bir şekilde alınmış bu karar Anayasaya açıkça aykırı ve yargı bağımsızlığı ilkesine terstir.
Karar gizli darbe gibi
Prof. Hikmet Sami Türk (Adalet eski Bakanı): Olayın bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılması için Erzincan ve Erzurum’a müfettiş gönderilmesi gerek. Adalet Bakanlığının harekete geçmesi lazım. HSYK mahkeme değildir. Nihai kararın verilmesi için bakanlığının soruşturma açması lazım. .
Prof. Hüseyin Hatemi: HSYK’nın kararı gizli bir darbe, e-muhtıra gibi şimdi adını bile koymakta zorlandığım bir durum halini aldı. Anayasal organlar arasında bir kavga mücadele halini aldı. Anayasa hükümlerinin kötüye kullanılmasıdır. Yetkisiz bir işlemdir.
Başkan yoksa karar geçersiz
Reşat Petek (Emekli Başsavcı): HSYK’nın Başkanı Adalet Bakanı’dır. HSYK adına açıklama yetkisi de başkana aittir. HSYK’yı bakan toplantıya çağırmamışsa bu toplantıya HSYK toplantısı denilemez.
Mete Göktürk (Eski DGM savcısı): Bu işin normal prosedürüyle HSYK oraya derhal müfettiş gönderebilir, onlarda çok kısa sürede rapor düzenleyebilir, bu savcılar hakkında soruşturma açılıp açılmayacağını belirleyebilirdi. Bunu çok hoyrat bir müdahale olarak görüyorum.
Turan Canpolat(Avrasya Hukuk ve Demokrasi Derneği): HSYK bu kararla taraf olmuştur. Karar, hukuk tarihine sürülmüş kara bir lekedir.
Artık tuz da kokmuştur
Bekir Bozdağ (AK Parti Grup Başkanvekili): HSYK’nın verdiği karar yargı bağımsızlığına yapılan müdahaledir, Anayasaya açıkça aykırıdır. Devam eden soruşturmayı etkilemeye dönük bir teşebbüstür. Türkiye’nin geleceği adına, siyasallaşan yargıya karşı hepimizin tavır koyması lazım. Tuz kokarsa yapacak bir şey yoktur. Türkiye’de milyonlarca insan yaşıyor. HSYK savcıya sahip çıkıp imtiyaz verdi, peki sıradan vatandaşlarıbundan mahrum etmek mümkün mü?
Çok hoyratça davrandı
Osman Şirin (Yargıtay Ceza Kurulu Onursal Başkanı): Türk yargısı zaten sorgulanır bir duruma getirildi. İki senedir Türkiye’de öyle işlemler var ki son derece üzücüdür. Tuz kokarsa umut biter diyorlar, doğrudur. Yargının faaliyetlerini siyasallaştırmak için iktidar ve muhalefet hoyratça davranmaktadır.
Metin Şekercioğlu (Emekli Danıştay üyesi): Bu yetkinin alınması, HSYK’nın olaydaki çarpıklıkları görmesi sonucudur. Şu ana kadar verilen kararlar geçerlidir diyenler haklıdır ama Başsavcı Cihaner’in serbest bıkarılması gerekir.
HSYK yetki aşımı yaptı
H. Hüseyin Tanrıverdi (Evrensel Hukukçular Platformu Başkanı): Fahiş bir hata. Siz bu safhaya kadar meselenin içinde olmadıysanız, bugün ne değişti de böyle bir karar alındı. Bugün Ergenekon davasına bakan, hakim ve savcılar da her dakika görevden alınma kaygısı ve endişesi ile görevlerini yapacaklardır.
K. Uğur Yaralı (Hukukçular Derneği Başkanı): HSYK’nın böyle bir karar alması için öncelikle o savcılar hakkında bir soruşturma talebinin olması ve bu talebin Adalet Bakanlığı tarafından HSYK’ya iletilmesi gerekir. Ama bu prosedürlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini görüyoruz. HSYK, kendisi hukuka aykırı davranmıştır ve yargıya darbe yapmıştır.
Bir taşla iki kuş vurdular!
Bilal Çalışır (Boğaziçi Avukatlar Derneği Başkanı): HSYK’nın bu hareketi tamamen soruşturmaya doğrudan müdahale anlamına gelmektedir. Bu soruşturmanın Ergenekonla tam olarak organik bir bağı bulunmuyor ama bu Ergenekon davasına da yapılan bir müdahale.
Sinan Kılıçkaya (Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı): Kamuoyu bu kararı HSYK, savcı Osman Şanal’ın yaptığı işlemleri beğenmedi ve yetkisini elinden aldı şeklinde algılayacak. Hakim ve savcılar görevlerini yaparken görevden alınma endişesi taşımaması Anayasa güvencesinde.
HSYK hukuk cinayeti işledi
Gültekin Avcı (Eski savcı): Resmen bir hukuk cinayeti. Bunu benim tecrübemle açıklamam mümkün değil. İkinci bir Ferhat Sarıkaya vakası bu. Fevkalede mahçubiyet verici, yani hukukçu olarak utanç duydum bu karadan. HSYK’nın bir taraf gibi müdail olması kabul edilebilicek bir durum değil.
Doç Dr. Mustafa Şentop: Bu yasalara da uygun değildir ve bu kararın geçerli olmaması gerekmektedir. Bu soruşturmanın Ergenekon davasının bir uzantısını olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu hem bu soruşturma hem de Ergenekon davasına müdahale anlamına gelmektedir.
Cihaner hep şaibeli kalacak
Demokrat Yargı (Demokrasi ve Özgürlük İçin Yargıçlar ve Savcılar Birliği): Şemdinli faciasının ötesine taşan ikinci bir hukuk faciasıyla karşı karşıyayız. Bu aşamadan sonra hakkında soruşturma başlatılan Erzincan Başsavcısı adil yargılanma hakkını yitirmiş durumdadır, çünkü kendisi hakkında açılmış soruşturmaların ve başlamış bulunan kovuşturmaların sonucunda karar ne yönde çıkmış olursa olsun, gereksiz bir şaibeden kurtulamayacaktır. Bundan sonra savcılar hangi olayda neye göre soruşturma açacaklarını, kime karşı hangi hukuksal süreçleri başlatacaklarını bilemeyeceklerdir.
Yüksek yargı destek verdi
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Birinci Başkanlık Divanı üyeleriyle yaptığı toplantının ardından “Arkadaşlarımızın oy birliğiyle görüş birliğine vararak HSYK’nın aldığı kararın hukuka uygun olduğu sonucuna vardık” dedi. Yargıtay böylece HSYK kararlarını denetimi altına almış oldu.
Danıştay Başkanı Mustafa Birden de ‘’Danıştayın mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esasları çerçevesinde anayasal bir kurum olarak görevini yürüten Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) birikimli ve deneyimli yargıçlarına güveninin tam olduğunu’’ bildirdi.
---------------------------------------------