HALKIN SEÇMEDİĞİ YARGI ÜYELERİ KARARLARINA "TÜRK MİLLETİ ADINA" YAZMAMALI

TÜM KRİTİK YARGI ÜYELERİNİ 3-5 YIL GİBİ SÜRELER İÇİN HALK SEÇMELİ - ÖMÜR BOYU HESAP VERMEKSİZİN SALTANATA SON VERİLMELİ - HALKIN SEÇMEDİĞİ YARGI ÜYELERİ KARARLARINA "TÜRK MİLLETİ ADINA" YAZMAMALI - HAKKA HUKUKA ALDIRMAYAN , REFERANDUM YAPILSA HALKIN %90'ININ KARŞI ÇIKACAĞI YIĞINLA KARAR VAR , PEK ÇOĞU DOĞRUDAN TÜM ÜLKENİN KADERİNİ ETKİLEYEN , MİLYONLARCA KİŞİYİ MAĞDUR EDEN. HERŞEYİN BAŞI : İNSAN HAKLARI - ŞİMDİ VE HER ZAMAN !!.....

Saturday, November 14, 2009

ZZ_Haber - 5 yıl önce teknik takibe takılan Yargıtay üyeleri görevi bıraktı


http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=915667&title=5-yil-once-teknik-takibe-takilan-yargitay-uyeleri-gorevi-birakti




5 yıl önce teknik takibe takılan Yargıtay üyeleri görevi bıraktı



Ergenekon soruşturması kapsamındaki dinlemelere yüksek yargının gösterdiği tepki hukukçuları şaşırttı.

Hukukçular, dinlemelerde usulsüzlük görünmediğini ifade ederek, geçmişte telefon dinlemelerinde suç unsuru bulunduğu için görevini bırakmak zorunda kalan isimlere dikkat çekiyor.

Bu isimler arasında teknik takibe takılan eski Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkan Vekili Ergül Güryel, görüşmelerdeki suç unsurları sebebiyle görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı.

Yargıtay üyelerinin telefonlarının teknik takibe alınması işlemi ise ilk değil. Daha önce de Yargıtay başkanlığı yapmış olan Eraslan Özkaya ile HSYK ve Yargıtay üyesi Ergül Güryel'in telefon konuşmalarında suç işlediklerine dair önemli kanıtlara ulaşılmıştı. 'Neşter 2' isimli SSK'daki yolsuzluklara ilişkin soruşturma kapsamında HSYK Başkan Vekili ve Yargıtay üyesi Güryel ile Yargıtay üyesi Hüseyin Demirörs'ün, bazı davalarda hâkimler üzerinde nüfuz kullandıkları tespit edildi. Yargılama devam ederken sanıklardan HSYK Başkan Vekili Ergül Güryel'in oğlu avukat Cenk Güryel, dava dosyasında adı geçen 'şef'in babası olduğunu belirterek, "Ben babama hep şef derim." cevabını vermişti. Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Şener Güngör, dava açılması istemi ile dosyayı Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu'na gönderdi. Kurul, "Telefon görüşmelerindeki sözlerin, adı geçen Yargıtay üyeleri açısından yasal kanıt niteliği taşıyabilmesi için öncelikle Yargıtay Yasası uyarınca (46. madde) Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu'nun bu dinlemeye izin vermiş olması gerekir. Aksi takdirde elde edilen bulgular 'yasal kanıt' niteliği taşımayacaktır." hükmüne varırken, suçlanan Yargıtay üyeleri hakkında dava açılmasına yer olmadığına karar verdi. Karar, hukukçular ve kamuoyu nezdinde tartışmalara sebep oldu. Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, "Başkanlar Kurulu bir yargı mercii değildir. Bu nedenle böyle bir karar vermiş olmasını yanlış buluyorum, dosya yeniden ele alınmalıdır." itirazında bulundu. Sonuçta Yargıtay üyeleri Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Yüksek Disiplin Kurulu 8 Ekim 2004'te Demirörs'e uyarı cezası verirken, Güryel`i ise görevden çekilmeye davet etti. Karar gereği 40 gün içerisinde görevden alınması gereken Güryel, sürenin dolmasını beklemeden emekliye ayrıldı.

Yargıtay Başkanı'nın 'Çakıcı ilgisi'

Yargıtay başkanlarından Eraslan Özka-ya'nın adı ise kamuoyunda Alaattin Çakıcı-MİT ve Yargıtay üçgeninde tartışılan davaya karıştı. Çakıcı'nın yurtdışına kaçışıyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında Yargıtay Başkanı Özkaya'nın, Milas'taki kooperatif evinin inşaatını yapan müteahhit Hakkı Süha Şen ve MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'yla Çakıcı davası üzerine görüşmeler yaptığı belirlendi. Özkaya'nın müteahhit Şen'e, Çakıcı davasının sonucu hakkında bilgi verdiğine ilişkin bazı telefon kayıtları gündeme geldi. İddialar üzerine Yargıtay Birinci Başkanlar Kurulu, yargı tarihinde ilk kez bir Yargıtay başkanı hakkında soruşturma başlattı. Başkan Eraslan Özkaya hakkında disiplin soruşturması ve dava açılmasına yer olmadığına karar verildi. Ancak Özkaya, karardan bir süre sonra emekliliğini istedi.

Dinleme kararlarında hiçbir usulsüzlük yok

Ahmet Gündel (Eski Yargıtay Savcısı): YARSAV Başkanı ve Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın faaliyetleri yargı camiasında sıkıntı doğuruyor. İlgili mahkeme gerek görmüş ki, dinleme kararı vermiş. Şu aşamada bir usulsüzlük yok. Geçmişte Yargıtay bile yasalara uygun bir şekilde dinlendi. Suç teşkil eden durumlar varsa ve bu konuda gerekli koşullar oluşmuşsa talep üzerine mahkeme böyle bir dinleme kararı verebilir. Yargıtay'ın dinlenmesi için Yargıtay'dan özel bir karar çıkması gerekmiyor. Ana bina ve ek bina içerisinde Yargıtay üyelerinden başka, tetkik hakimler ve personel de var. Ayrıca Yargıtay üyeleri ile ilgili ağır cezalık suçüstü hallerinde genel hükümlere göre soruşturma yapılır. Aslında Sulh Ceza Mahkemesi'nin TİB'deki incelemesinin ardından gizlilik ihlal edilerek kimlerin dinlendiğinin kamuoyuna açıklanmasının üzerinde durulması gerekir.

HSYK, yargıçları baskı altına almak istiyor

Reşat Petek (Emekli Başsavcı): CMK'nın 135. maddesi, yasal dinlemeye imkan tanımaktadır. Adalet Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesine bağlıdır. Diğer yandan masumiyet karinesince dinlenen herkesin suçlu olduğunu düşünmemek lazım. Fakat makamı ve mevkisi ne olursa olsun herkesin yasal uygulamalar karşısında eşit olmasının önemini vurgulamak gerekir. Yargıtay ya da Danıştay'ın telefonları dinlenemez diye bir şey yok. Burada soruşturma makam ya da kurumla değil, kişilerin kendisiyle ilgili yürütülür. Belirli makam sahiplerinin yasalar çerçevesinde nasıl dinleneceği bellidir. HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek'in açıklamaları, yargıçların tayininde etkili olan bir kurumun, yargıçları baskı altına alması anlamına gelir. Resmen bir gözdağı anlamına gelir. CMK'nın 250. maddesinin değiştirilmesi için verilen yasa teklifi, bu anlamda Türkiye'nin bir hukuk devleti olması yolunda atılmış önemli bir adımdır.

Yargı kararıyla yapılan dinlemeye karşı çıkılmaz

Yakup Erikel (Hukuki Araştırmalar Derneği Onursal Başkanı): Dinleme konusu son günlerde gündeme gelen oldukça hassas bir konu. Her şeyden önce, kişinin özel yaşam alanlarının Anayasa'da güvenceye alındığını unutmamak gerekir. Dinlemeler yapılırken bunları göz önünde bulundurmak yerinde olacaktır. Dinlemelerin yapılabilmesi için ciddi delillerin olması lazım. Eğer dinlenecekler hâkim ve savcılarsa daha da dikkatli olunması gerekir. Mahkeme kararı ile yapılan dinlemelere elbette karşı çıkma durumunuz yok. Mahkeme yoluyla yasal çerçevede yapılan dinlemelerin gündeme gelmesi siyasi kavgadan kaynaklanıyor. Hukukta icraatlar yapılırken yararlı mı zararlı mı diye bakılır. Hangisi ağır basarsa onu yaparsınız.

YARSAV üyelerinden oluşan HSYK tutarlı değil

Gültekin Avcı (Eski Cumhuriyet Savcısı): Kaçmaz ve Eminağaoğlu için CHP ve bazı sivil toplum örgütleri ön plana çıktı. CHP, kusursuz bir iddianame hazırlayan Ferhat Sarıkaya'ya niçin sahip çıkmadı? Osman Kaçmaz ve Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkında yürütülen idari soruşturmalar neticesinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) fezleke sunuldu. Şimdi HSYK'nın tutarlı hareket etmesi beklenir. Şunu da söylemek lazım ki; HSYK, içinde bu derece YARSAV üyesi ve mensubu varken nasıl tutarlılık gösterecektir?

'Örgütün başka bir yöntemle deşifre edilmesi mümkün değil'

Müfettişlerin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, YARSAV Başkanı Ö. Faruk Eminağaoğlu ve Bakırköy Basın Savcısı Ali Çakır hakkındaki dinleme kararının uzatılması talebinde şu gerekçeler yer aldı: "Ergenekon terör örgütünün birçok kurumun yanı sıra yargıya sızma konusunda yoğun gayret gösterdiğinin anlaşılması, bu konunun örgütsel temel belgelerde yer alması, örgütün gizli ve hiyerarşik bir yapıya sahip bulunması, çok katı disipline bağlı hücre yapılanmasının benimsenmesi ve sonuçları kamuoyunda infiale sebep olabilecek nitelikte eylemler gerçekleştirebilecek kadar tehlikeli olan örgütün, başka herhangi bir şekil veya yöntemle örgütün yapısının deşifre edilmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle, aşağıda ismi geçen şahıslar hakkında daha önce alınan tedbir kararlarının sürelerinin uzatılması talep edilmiştir."

ZAMAN

BÜLENT CEYHAN , İSTANBUL

14 Kasım 2009, Cumartesi